Refah seviyesinin ve eğitimin artması ile insanların daha medeni olması beklenirken neyazik ki çevremizde vandalların sayısı her geçengün artmaktadır. İnsanlar toplum hukukuna ve komşuluk haklarına hiç yakışmayacak davranışlarda bulunmaktadırlar.
Araba süreken sigara izmaritini ve çöpleri camdan dışarı fırlatmak, içtiği içkinin şişesini çöp kovası yerine sokaklara atmak hatta daha da ileri giderek ramazan ayında içtiği bira şişelerini caminin bahçesine atmak bunun gibi daha aklınıza gelebilecek bir çok örnek var.
Bunların dışında parklardaki kırılan ve çalınan ahşap banklar, çalınan çöp tenekeleri,, çocuk parklarındaki parçalanmış oyuncaklar, patlatılan sokak lambalarından tutun kırılan ve çalınan trafik işaretleri, kanalizasyon kapakları, mezar taşları gibi herşey tahrip edilmektedir.
Basında hergün toplumsal değerlerimize uymayan adi suçların yanında, akıl almaz gasp ve cinayet gibi acayip olaylarada şahit oluyoruz. Yakın akrabalarını gasp eden veya öldüren hatta anne katilleri bille var.
Büyük şehirlerde mezarlıklarda, parklarda artık özel güvenlik memurları var. Yeni yapılan sitelerde özel güvenlik tutuyorlar. Bunun dışında evler ve iş yerleri özel kamera sistemleri kurmaktadır. Parklar ve caddeler belediyelerin özel güvenlik kameraları ile izlenmektedir.
Bana göre şefkatten mahrum yetişen nesiller tüm dünyada tehlike saçmaya canilikler yapmaya ve masum insaların huzurunu kaçmasına neden oluyorlar. Son zamanlarda yaşanan olaylar, gösteriyorki bu tür olaylar yanlızca ekonomik durum ve eğitim seviyesinden kaynaklanmıyor. Kutsal değerlerin giderek değer yitirdiği bir dünyada, , yanlızca kendi egosunu kutsayan, istek ve arzularının önündeki her engeli tahrip etmek isteyen sorunlu insanlar yetiştirdiğmizi düşünüyorum.
Vicdani değerlerin yok olduğu yerde, toplumun huzurunu Polis gücü ile veya bir başka ifade ile devlet gücü ile sağlana bileceği düşünüyoruz. Oysa bu güçleri oluşturan toplumun değerlerinde ve bireylerin değer yargılarında bir yozlaşma oluşmuştur.
Dürüstlüğün aptalık ve saflık, hilebazlığın zeka ve yetenek olarak görüldüğü, zenginliğin ve gücün itibar sayıldığı , saygı ve terbiyenin pısırıklık gibi görüldüğü bir toplumda, kamu düzenini sağlayacak dürüst ve adil insanlar olması gereken makam ve yerde bulunabilirmi dersiniz?
Yanlışların doğrularla karıştığı yerde, toplum huzurunun nasıl korunacağı, hak ve hukukun nasıl tesis edebileceği gerçekten düşünülmesi gereken bir konudur.
Yazan Üye hbulut
- 18/10/2009 20:46
| 2 Yorum Yaz ·
205 Okuma ·
|
|