Ana Menü
· Ana Sayfa
· Haberler
· Resimler
· Videolarımız
· Forum
· Köşe Yazıları
· Önemli Dosyalar
· Desteklenen Siteler
· Tarım Faaliyetleri
· Harita ve Uydu Görüntüleri
· Tarih ve Nüfus
· Sağlık Koşulları
· Eğitim Öğretim
· Spor Faaliyetleri
· Düğün Törenleri
· Çevre ile İlişkiler
· Dini Bayramlar
· Şehit ve Gazilerimiz
· Çoğrafi Konum
· Köyümüzün Camisi
· Arama
· Bize Ulaşın
· Yardım
· Haberler
· Resimler
· Videolarımız
· Forum
· Köşe Yazıları
· Önemli Dosyalar
· Desteklenen Siteler
· Tarım Faaliyetleri
· Harita ve Uydu Görüntüleri
· Tarih ve Nüfus
· Sağlık Koşulları
· Eğitim Öğretim
· Spor Faaliyetleri
· Düğün Törenleri
· Çevre ile İlişkiler
· Dini Bayramlar
· Şehit ve Gazilerimiz
· Çoğrafi Konum
· Köyümüzün Camisi
· Arama
· Bize Ulaşın
· Yardım
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
· Çevrimiçi Üyeler: 0
· Toplam Üye Sayısı: 308
· En Yeni Üye: beytullahuman
· Çevrimiçi Üyeler: 0
· Toplam Üye Sayısı: 308
· En Yeni Üye: beytullahuman
Köşe Yazarları
Yazar:İrfan YILDIZ
Köşe Yazarı olmak isteyen üyelerimiz başvuru için tıklayınız.
Üye Istatistikleri
| sedoo | 10:01:08 |
| TOZLU | 1 Gün |
| sanko86 | 2 Gün |
| bulut10 | 3 Gün |
| zeynoo | 3 Gün |
| halilka... | 6 Gün |
| hbulut | 6 Gün |
| ybaycan | 1 Hafta |
| Mustafa... | 1 Hafta |
| hasan | 1 Hafta |
Bugün: 0
Dün: 1
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yil: 0
Yeni Kullanici : ALMOFALGE· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
· Toplam Üye Sayısı: 308
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 467906
Site1438 gündür açik
325 ziyaretçi / gün
e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo:4 (1.3%)
Gmail: 11 (3.57%)
Hotmail: 249 (80.84%)
MSN: 1 (0.32%)
Mynet: 9 (2.92%)
Other: 34 (11.04%)
Gmail: 11 (3.57%)
Hotmail: 249 (80.84%)
MSN: 1 (0.32%)
Mynet: 9 (2.92%)
Other: 34 (11.04%)
Üye Girişi
Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Anket
Sitemizde Facebook'u Kimler Kullanıyor?
Kullanıyorum
82% [9 Oy]
Kullanmıyorum
18% [2 Oy]
Oy: 11
Oy vermek için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.
Başlama Tarihi: 22/11/2011
Anket Arşivi
Oy vermek için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.
Başlama Tarihi: 22/11/2011
Anket Arşivi
Reklamlar
En Çok Mesaj Atan Üyeler
| sanko86 | 747 |
| irfanhoca | 621 |
| Turkistan | 448 |
| kurtoglu73 | 336 |
| yasincavdar | 262 |
| samidayi | 98 |
| hbulut | 65 |
| -emre- | 62 |
| omerfozcan | 41 |
| isayik | 39 |
| ismail ozcan | 35 |
| ismail | 32 |
| vatan40 | 28 |
| sehzadem | 27 |
| asigenc_10 | 22 |
| TOZLU | 21 |
| hatiphaloo | 17 |
| mehmetkocaer | 17 |
| -ahmet- | 15 |
| ahmet emre | 10 |
Reklamlar-Destek
Başlığı Görüntüle
Sayfa 2 - 2: 12
|
|
TÜRKLÜK VE KÜRTLÜK
|
|
| ismail ozcan |
Mesaj Tarihi 30-11-2008
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 35 Katılım Tarihi: 10/08/2008 |
tamam hocam*yes**yes*h hocanın görüşü belliıu ırkçı faşo bazılarıda formatlanmış virüsleri atmış doğruya yaklaşmış hayırlısı*rolleyes**rolleyes* |
|
|
|
| Turkistan |
Mesaj Tarihi 30-11-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 449 Katılım Tarihi: 04/07/2008 |
Eğer ben faşo oluyosam o zaman yavuz sultan da fatih sultan da aynı ben onlardan farklı düşünmüyorum
Mevzu-u Bahis Vatan ise Gerisi Teferruattır...
|
|
|
|
| Turkistan |
Mesaj Tarihi 30-11-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 449 Katılım Tarihi: 04/07/2008 |
Halkın ssesi gazetesinde okudum buyrun Bir gün ormanların kralı Aslan çok acıkır ve ava çıkar. Bir av bulur kendine ve avını yemeye başlar. Tam bu sırada yanına bir çakal gelir ve Aslana yalvarır. - Ey! Ormanların kıralı Aslan, sen güçlü ve kuvvetlisin, sen tokken başkalarının aç kalmasına izin vermezsin der ve avından kendisinin de yemek istediğini söyler. - Aslan hayır olmaz der. - Çakal ekler; Kralım Aslan, ne olur çok açım! Aslan en sonunda çakalın isteğini kabul eder buyur gel ye der. - Çakal derki olmaz bir şartım var! - Aslan neymiş o diye sorar. - Çakal derki; sen orda dururken ben bu avı yiyemem, senin sağına soluna belli olmaz, bir pençe atar beni öldürürsün. Çünkü sen çok güçlüsün çok kuvvetlisin diye ekler. - Aslan ne yapacağız peki o zaman diye sorar. - Çakal sen orada duracaksın, ben senin elini ayağını bağlayacağım der. - Aslan olmaz öyle şey der - Çakal Ey! Ormanların kralı neden olmasın zaten bu ipler sana bir şey yapmaz sen ki çok güçlüsün, çok kuvvetlisin bu iplerden ne olacak azıcık gücünü versen koparırsın diyerek Aslanr17;ı ikna eder. Sonunda aslan kabul eder. - Çakal güzelce Aslanr17;ı bağlar ve avı yiyip oradan çekip gider. Aradan saatler geçer, Aslan ne kadar uğraştıysa da iplerden kurtulamaz artık bitkin düşer. En sonunda Aslanın yanına bir Fare gelir ve Aslana seni kurtarmamı ister misin der? Aslan hadi oradan sen mi kurtaracaksın beni dese de başka çaresi yoktur. Ve derki beni buradan kurtar sana istediğin her şeyi veririm der. Fare işe koyulur, yavaş yavaş ipleri kemirmeye başlar. Ve en sonunda Fare Aslanı iplerden kurtarmayı başarır. Kurtulan Aslan hızla koşmaya başlar. Koşarda koşar uzaklaşır oradan. Bunu gören başka bir Aslanda merak eder ve peşine takılır. Yolda sorar ey! Ormanların Kralı Aslan neden kaçıyorsun der? Aslan durur, döner ve cevap verir. Derki; Bu memlekette Çakallar, Aslanları bağlıyor Farelerde, Aslanları kurtarıyorsa bu memlekette yaşanmaz der ve kaçmaya devam eder. Cenabı Allahr17;ım Türk Milletini, Vatanımızı, Bayrağımızı, Namusumuzu böyle Çakalların eline düşürüp, bizi Farelere muhtaç etmesin. Mevzu-u Bahis Vatan ise Gerisi Teferruattır...
|
|
|
|
| ismail ozcan |
Mesaj Tarihi 30-11-2008
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 35 Katılım Tarihi: 10/08/2008 |
çakal kurt benzer hayvanlar birde diyerleri kemirgenler onların işi gücü kemirmek övütmek carkın dişlileri gibi hepsi yok etmek için uğraşır birde amerikave avrupaki kardeşlerinden destek alırlar hepsi aynı hayvan sürüsü hepside aslandan tarafa görünürler ama aslanı yok etmekten başka düşünceleri yoktur bunu farkeden bazı insanlar yaşanabilir büyük, özgür. hiç bir hayvandan emir almadan yaşayabileceği savaş değil barışın adalelet ve hoşgörünün olduğu bir ormana götürmek isterler. aslanda gitmek ister aslında gel görki morfinlenmiş diger insanlar bu oyunları göremezler bazılarınında cıkarları için işlerine gelmez bazılarıda abilerin den emir aldıklarından aslanın bulunduğu yerde kalmasını isterler ve aslanı çakala kurda vede fareyeteslim ederler aslan perişan olmuştur tüyleri yolunmuş dört bacağı sakat bazı organları çlınmış digerlerine organ nakli yapılmış veya,bide yavşaklar sarmiş bitler pireler yani vayyyy işte bu hayvanlardan ve insanlardan allaha sığınıyoruz aslanın vebali boynunuzda eyyyy uyuyan insalar. amaaaa aslanın kükremesi tez ve yakındır hızla artan şuurlu insanlar sayesinde inşallah |
|
|
|
| irfanhoca |
Mesaj Tarihi 02-12-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 621 Katılım Tarihi: 13/07/2008 |
YAWWW BELGESEL GİBİ OLMUŞ....KURTLAR ÇAKALLAR,ASLANLAR VS
irfan yıldııız<*>
|
|
|
|
| sanko86 |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Site Admin ![]() Mesaj Sayısı: 752 Katılım Tarihi: 01/07/2008 |
*clap*Yaşa hocam.
Balatlı Köyü Tanıtım Sitesine Hoşgeldiniz.
|
|
|
|
| ismail ozcan |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 35 Katılım Tarihi: 10/08/2008 |
belgesellerde boşuna yapılmaz hocam yawwwwwwwwww anlayana eğitici ve öğreticidir *tup**tup**tup*benle uğraşma hoca yav şakşakcı softbal sende *inlove**zipit**neutral* |
|
|
|
| sanko86 |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Site Admin ![]() Mesaj Sayısı: 752 Katılım Tarihi: 01/07/2008 |
Abi tamam olayı anlıyorumda hocama katılmamak elde değil. biraz tv izleyinde görün olayları daha neyin kavgasını yapıyoruz. Balatlı Köyü Tanıtım Sitesine Hoşgeldiniz.
|
|
|
|
| Turkistan |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 449 Katılım Tarihi: 04/07/2008 |
İrfan Hocama tam destek *tdown*
Mevzu-u Bahis Vatan ise Gerisi Teferruattır...
|
|
|
|
| irfanhoca |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 621 Katılım Tarihi: 13/07/2008 |
*clap**clap**clap*
irfan yıldııız<*>
|
|
|
|
| irfanhoca |
Mesaj Tarihi 03-12-2008
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 621 Katılım Tarihi: 13/07/2008 |
İSMAİL...HOCALAR KARIŞTI...BEN KARIŞUK GURUŞUK ŞE3YLERDEN BİŞEY ANLAMIYORUM..BEN KÖYDEN YARIN GELDİM....
irfan yıldııız<*>
|
|
|
|
| TOZLU |
Mesaj Tarihi 22-01-2009
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 21 Katılım Tarihi: 18/12/2008 |
Dünyada iki tür millet vardır. Birincisi; kendi gücünü bilen, gücüne güvenen ve gerektiğinde insan üstü güce sahip olabilenlerdir ki, düşmanları bu tür milletlerden nefret etseler bile güçlerine hayran kalırlar. İkincisi ise tarihleri boyunca başkalarına güvenen, başkalarının arkasına saklanan, başkaları tarafından desteklendiğinde aslan kesilen, yalnız kaldığında ise fareye dönüşenlerdir. İkinci türün tarihi ihanetler tarihidir çünkü fırsat bulduklarında hainlik etmekten geri durmazlar. Arkalarına emperyalist güçleri alabilmek için her haysiyetsizliği sergiler ve yağ çekmekten, acındırmaktan, ağlamaktan tutun da, her çeşit onursuzluğu onur addeder. Biz Türkler birinci türe dahiliz. Türk soyunu yok etmek, Türkiye'den uzaklaştırmak için ellerinden geleni ardına koymayan, Türk nefretiyle dolu Avrupa ülkeleri, gücümüz karşısında saygıyla eğilmektedirler. Bunun çeşitli örnekleri vardır yabancıların atasözlerine geçen. Mesela Avrupa'da güçten bahsedilirken "Türk gibi güçlü" derler. İtalya'da çocuklar büyütülürken "Türkler geliyor" diye korkutulurlar. Aslında bize düşman olan ülkelerden Türkler hakkında olumlu atasözleri veya güzel sözler beklemek anlamsızdır. Ama konu güce gelince, gücümüzün farkındalar. Avusturya'nın başkenti Viyana'da bir sarayın bahçesine gücün simgesi olarak bir Osmanlı paşasının heykeli dikilmiştir. Kurtuluş Savaşımız sırasında Türklerin gücüne karşı hissettikleri nefretle karışık hayranlık duyguları kitaplarında yer almaktadır. Tarihimizde çokça bulunan örneklerde olduğu gibi Kurtuluş Savaşı ve Kıbrıs Harekatı sırasında efsaneler yazmış, yazdırmış bir ırkın çocukları olarak yalpalamalar, ihanetler yaşasak da mayası sağlam bir millet olduğumuz için gücümüzü asla yitirmeyeceğiz. Bütün dünyanın Türklüğe saldırmasının asıl nedeni de budur. Bizde onlarda olmayan çok güçlü, soylu bir yapı var. Biz gücümüzü kendimizden alıyoruz. İşimizi kendimiz çözümlüyoruz. Kimseyi arkamıza alma ihtiyacı duymuyoruz. Hatta kendi kendimizi yok ediyor, ya da var ediyoruz. Çünkü hiç kimsenin, hiçbir ulusun gücü bizi yıkmaya, yok etmeye yetmiyor. Tarihe baktığımızda, kayıplarımızın sebebinin içimizdeki hainler olduğu görülür. Çünkü bir Türk'e ancak diğer bir Türk'ün gücü yeter. Bu nedenle düşmanlarımız karşımıza mertçe gelmiyorlar. Namertçe arkadan vuruyorlar. İçimizdeki genetik yapısı az çok bozulmuş ve telkinlerle, beyin yıkamalarla uyuşturulmuş kişileri bizi yıkmak amacıyla kullanmaya çalışıyorlar. Bütün dünya bizim gücümüzü biliyor ve bizi yenmenin tek yolunun da özümüzden uzaklaştırmak olduğunun farkındalar. Ancak Türklük bilincinden uzaklaşan insanların bu Türk gücünü kendi çıkarları için kullanabildiklerini biliyorlar ve özünden uzaklaştırdıkları Türkleri Türk'ün üzerine saldırtıyorlar çünkü mertçe Türk'ün karşısına çıkma cesaretleri yoktur. Gelelim ikinci türe: Aslında bunlara millet denemez, topluluk diye tanımlanmaları daha uygun olacaktır. Bu topluluklarla tarihimiz boyunca sorunlar yaşadık, ihanetler yaşadık ve sırtımızdan vurulduk. Dışarıdan yardım alamadıklarında kuzu kesilen bu topluluklar, böyle dönemlerde Türklere yağ çekmekle zaman geçirdiler. Ama dışarıdan küçücük bir yardım gördüklerinde kendilerini aslan zannederek Türklere saldırmaya kalktılar. Ekmek yedikleri tekneye ihanet ettiler. İhanet bunların kanına işlemiş, DNA'larına yazılmıştır. Küçücük bir olayda bile ihaneti iş edinmişler ama dış yardım kesilince kuyruklarını kıstırıp tekrar yağcılığa başlamışlardır, sanki o ihanetleri kendileri yapmamışlar gibi. Bu tür topluluklara en iyi örnek Ermeniler ve kürtlerdir. 1) Ermeniler: Evet, Ermenilerin tarihi ihanet tarihidir. Tarih boyunca Perslere ve Bizans'a ihanet eden bu topluluk Osmanlı'ya da ihanet etmekle kalmamış, usta hırsız ev sahibini kovar misali kendi yaptıkları soykırımı Türklerin üzerine yıkmaya kalkışmışlardır. İhanetten bıkmayan Ermeniler günümüzde de Türkiye Cumhuriyeti'ne ihanet etmeyi bir görev olarak algılayıp, hakkını vererek yerine getirmekteler. Tarih boyunca Ermeniler kimden destek aldılarsa onların arkasına saklanmışlardır. Kurtuluş savaşı sırasında bir taraftan Rusları arkalarına alıp, diğer taraftan Fransızların çömezliğini yapmışlardır. Fransa'nın Ermenilere karşı kuyruk acısı boşuna değildir. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransızlar adına, onların uşağı olarak Türklere ihanet eden Ermeniler, Fransa'dan Doğu Anadolu bölgesinin kendilerine verileceği (!) sözünü almışlardı ama yenilgiye uğrayan Fransız askerleri Ermeniler peşlerine takılmasın diye (dışarıdan aldığı güçle sesi fazla çıkan Agos gazetesi yazarinin da "Fransızlar bizi yarı yolda bıraktı" demesi gibi) atlarının nallarına keçe sararak gece vakti kaçmışlardı. Ermenileri ortada bırakıp kaçan Fransızlar bu nedenle Ermenilere karşı eziklik hissetmekte, aynı zamanda Türklere karşı kullanmak üzere yedekte bekletmektedirler. İngilizlerin Ermeniler üzerindeki oyunlarını belgeleyen fihrist şeklinde bir kitap vardır. Kitap yalnızca başlıklardan ibaret olmakla beraber oldukça kalındır. Hangi tarihlerde Ermenilerle nasıl irtibat kurulduğunu, nasıl ihanete sürüklendiğini vs. açıklıyordu. Aslında Ermenilerin bu kitapları okuyarak kendilerine gelmeleri gerekir. Dayandıkları bu güçler işleri bittiğinde, ya da çıkarları kaçmak olduğunda Ermenileri ortada bırakıp arkalarına bile bakmadan tüymektedirler. Ermeniler ise her seferinde kuyruklarını kıstırıp oturmak zorunda kalıyorlar. 2) Kürtler: Kürtlerin tarihi de en az Ermenilerin tarihi kadar ihanetlerle doludur. Emperyalist güçlerin desteği ölçüsünde aslan kesilen kürtler bu desteği kaybedince kuzuya dönerek "ezilmiş zavallılar"ı oynuyorlar. Özellikle yurt dışında öyle bir rol yapıyorlar ki, işin içyüzünü bildikleri halde kendi çıkarları gereği kürtleri destekleyen siyasetçiler haricindeki tüm Avrupalılar onları gerçekten de ezilmiş, sömürülmüş, yardıma muhtaç durumda sanıyorlar. Kürtlerin sahtekarlıklarını da göz ardı etmemek gerekir. Bir gazetenin Avrupa'ya iltica eden kürtlerle yaptığı röportajda bu duruma değiniliyor ve Avrupalıları Türkiye'de kendilerine işkence yapıldığına inandırıp sığınma hakkı elde edebilmek için kendi vücutlarının çeşitli bölgelerini taşlarla morarttıkları açıklanıyordu. Bazen İngilizlerin, Fransızların, Amerikalıların, bazen de hepsinin birden himayesinde Türklere saldıran kürtler bu süreçte emperyalist güçler tarafından yalnızca amaca ulaşmak için maşa olarak kullanıldıklarını unutarak havaya girmekte ve neredeyse kendilerini kökleri binlerce yıla dayanan bir ulus olarak görmekteler. Hatta kendilerini Avrupalı (işin ilginç tarafı Avrupalı demek sömürgecilik, sahtekarlık, çifte standartçılık demektir) olarak görmeye başlamakta, akıllarısıra Türklere üstünlük taslamaya çalışmaktalar. Farsça, Arapça, İngilizce ve Ermenice karışımından oluşan kürtçeyi yazarken kullandıkları w, x, q harflerinin Avrupa ülkelerinin alfabesinde de bulunmasını büyük gurur kaynağı sayarak "Biz de Avrupalıyız" şeklinde söylemlerde bulunan kürtlerin İtalyan ve İspanyol dilleriyle kürtçe arasında benzerlik ararken buldukları en küçük bir ses ya da hece benzerliği sayesinde neredeyse mutluluktan havaya uçmaları, köklü bir millet değil, türedi bir topluluk oluşlarından kaynaklanmaktadır. Daha da ileri giderek köklerini bir yerlere dayandırma ihtiyacıyla, özellikle de Mezopotamya diye adlandırdıkları bölgeye sahip çıkma adına Sümerler ile ortak tarih arayışına girmişlerdir. Sanırım ömürleri boş hayaller peşinde, soy sop arayışı içinde geçecek. Kürtler var oldukları günden beri emperyalist patronları tarafından kullanılıp sonrasında da bir paçavra gibi kenara atılmışlardır, yani tüm tarihi başkalarına kulluk kölelik etmekle geçen uşak ruhlu bir topluluktur. Kürtler ve Ermeniler kendi tarihlerine bakacak olsalar zaten kendine güveni olmayan, dışarıdan medet uman toplumların yaşama şansı olmadığını görürler. Gerek Amerika, gerekse Avrupa ülkeleri ne kürtleri, ne de Ermenileri sever. Amaçları, normalde küçümsedikleri bu toplulukları bir maşa olarak kullanmak ve işleri bittiğinde, ya da işe yaramadıklarında ortada bırakmaktır. Başkasının gücüne güvenerek yola çıkmanın sonu bellidir. Herkes kendi gücünün farkına varmalı, neleri yapıp neleri yapamayacağını önceden belirlemelidir ki her seferinde rezil olmasın. Tabi bu onların bileceği bir iştir, bizi çok da ilgilendirmez. Belki de kullanılıp bir kenara atılma olayı onlarda alışkanlık yapmış olabilir, bundan zevk alıyor olabilirler ama kendilerini dev aynasında görüp Türk'e laf atma olayına gelince; birazcık gerçekleri görmeleri tavsiyesinde bulunabilirim. Arkalarında olduğunu düşündükleri patronları her zamanki gibi kenara çekildiğinde yine kuyruklarını kıstırarak yağcılığa başlayacaklarını da unutmamalılar. Sonuç itibarıyla Türk'ün gücü günümüzde çok daha iyi anlaşılıyor. Ermeniler, Museviler, Rumlar, kürtler Amerika dahil olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, Yunanistan gibi kaç ülkeyi arkalarına aldıkları halde Türkleri yok edememişler. Bugün biz Türkçüler bu kadar ülkeye, bu kadar düşmana karşı hala ayaktaysak ve hala özümüzü, benliğimizi haykırabiliyorsak bu Türklerin büyük gücünü gösterir. Kıbrıs Türkleri tüm ambargolara, tüm baskılara rağmen ayaktalar; Irak'ta kürtlerin ve Arapların tüm hamilerine karşı Türkmenler (Türkiye'deki vatan haini iktidarın da yardım etmemesine rağmen) tek başlarına dimdik ayakta kalabiliyorlarsa, Çin'deki tüm zulme, soykırıma rağmen Türkler hala varlıklarını sürdürebiliyorlarsa, bu milletimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Hiç kimseye ihtiyaç duymadan yalnızca kendimize güvendiğimiz için sonsuza dekte gururumuzla ayakta kalacağız.Allah´a şükürler olsun ki bizi Türk olarak yaratmış. |
|
|
|
| TOZLU |
Mesaj Tarihi 22-01-2009
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 21 Katılım Tarihi: 18/12/2008 |
yukaridaki yazi alintidir.... |
|
|
|
| TOZLU |
Mesaj Tarihi 22-01-2009
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 21 Katılım Tarihi: 18/12/2008 |
iktidarin vatan haini olmasi disinda hepsine katiliyorum.cünkü türkiyede dtp haric hangi parti iktidara gelirse gelsin türklügü kücük düsürecek bir girisimde bulunmaz.... |
|
|
|
| Turkistan |
Mesaj Tarihi 24-01-2009
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 449 Katılım Tarihi: 04/07/2008 |
Ben yazının tamamına katılıyorum.Hele şu cümleye bayıldım Türkü sadece Türk yener.Hakikaten öyle bakınız tarihe Osmanlı nın en parlak günlerinin başı 1402 Ankara savaşı Yıldırım balkanları fethetmiş şaşaalı bir komutan Ankara ovasında Başka bir Türk devleti Altınordu devletinin kağanı Timura karşı kaybediyor.Bunun gibi örnekler çoğaltılabilir.Zaten parola ya istiklal ya ölüm değilmi Ölümü göze almış biri dünyada en tehlikeli biri değilmidir.
Mevzu-u Bahis Vatan ise Gerisi Teferruattır...
|
|
|
|
| kurtoglu73 |
Mesaj Tarihi 24-01-2009
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 338 Katılım Tarihi: 01/07/2008 |
Erovizyonda yarışacak olan kızımızda türk,şarkısıda ingilizce ve bizi temsil edecek. |
|
|
|
| Turkistan |
Mesaj Tarihi 24-01-2009
|
|
Moderatör ![]() Mesaj Sayısı: 449 Katılım Tarihi: 04/07/2008 |
tabi dilde yozlaşmaya da karşıyım dilini kaybetmeyen vatanını kaybetmez
Mevzu-u Bahis Vatan ise Gerisi Teferruattır...
|
|
|
|
| TOZLU |
Mesaj Tarihi 24-01-2009
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 21 Katılım Tarihi: 18/12/2008 |
Eurovision da türkiye`yi temsil edecek olan sarkinin ingilizce olmasi bence ülkemizdeki avrupa hevesinin göstergesidir.Malesef bütün dünya türklerin sanli gecmisine imrenerek bakmasina ragmen bizim ülkemizdeki bazi kesimin avrupaya ve avrupali olmaya inanilmaz bir heves icinden olmasi ne aci. Ve avrupalinin gözünde bizi kücük düsüren su avrupa birligine yalvarma rezilligi de aldi basini gidiyor.Aslinda halkoylamasi yapilsa sadece burjuva kesim buna katilacak.Gerisi hep karsi oy kulanacak ama bunu kendileri de cok iyi bildigi icin böyle bir yaklasimda bulunmuyorlar. Avrupa Birliği, Avrupalilik esası üzerine kurulmuştur. Avrupalilik ne demektir peki? Avrupalilik, Türklere ve müslümanlara karşi geliştirilmiş bir tavir, bir kültür, bir anlayiştir. Türklere karşi yapilandiği açikça belirtilen AB'nin içine Türklerin dahil edilmesi, AB'nin kendi varliğina ters düşmesi demek olmaz mı? Bunu ben değil, Avrupalilar söylüyor. İşte kaniti: Helsinki Zirvesi'nden yaklaşik bir ay sonra Katolik Kilisesi, Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda görüşlerini açikladi. İtalyan piskoposlarinin gazetesi L'Avvanire, şunlari yazdi: "Müslüman Türkiye'nin AB'ye girmesi kimliğimize gölge düşürür. Bu üyelik yanyana büyüyen Hiristiyan gelenekleri ile şekillenen Avrupa medeniyetlerinin temelindeki ittifakları sarsar. unutulmamali ki 'Avrupali Fikri' başli başina 'Düşman Türklere' ve Türkiye'nin başini çektiği İslam dünyasina karşi gelişti. Ankara ile yakin ilişkiler geliştirmeye evet. Ama farkli tarihi ve kültürel gerçekler farkli kalmalidir. |
|
|
|
| TOZLU |
Mesaj Tarihi 28-01-2009
|
|
Takipçi ![]() Mesaj Sayısı: 21 Katılım Tarihi: 18/12/2008 |
NE AVRUPASI NE BİRLİĞİ.? Avrupa birliği diye diye, Önce kıbrıs sonra eğeye, Göz diktiler tüm ülkeye, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Kopenhağ'ın kriterleri, Uydu uyum paketleri, Yeter artık giy çizmeleri, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Ne avrupası ne birligi, Yok ettiler bizde dirliği, Dört'e bölecekler ülkeyi, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Olta attık brüksele, Üç ekimde muzakere. Bekleyinki haber gele, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Kitlerimiz özelleşti, Ekonomi güzelleşti, Enflesyon bir'e düştü, Kalk ayağa ehl-i VATAN, İçler acısı gördüğüm, Boğazımda düğüm düğüm, Çuval giydi mehmetçiğim, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Medya halkı uyutuyor, Misyonerler cirit atıyor, Kapı kapı İncil dağıtıyor, Kalk ayağa ehl-i VATAN. Tehlike çanları çalıyor, Kim alıyor kim anlıyor, Üç maymunlar çoğalıyor, Kalk ayağa ehl-i VATAN, Kılıç Ozan haykırsın Kim alınırsa alınsın, Artık farkına varılsın, Kalk ayağa ehl-i VATAN KILIÇ OZAN Buyrun size AB ye bakis acimizin özeti...Siir yorumlara aciktir.... |
|
|
|
Sayfa 2 - 2: 12
| Atlanılacak Forum: |





