Ana Menü

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 308
· En Yeni Üye: beytullahuman

Köşe Yazarları

Üye Istatistikleri

sedoo09:28:28
TOZLU 1 Gün
sanko86 2 Gün
bulut10 3 Gün
zeynoo 3 Gün
halilka... 6 Gün
hbulut 6 Gün
ybaycan 1 Hafta
Mustafa... 1 Hafta
hasan 1 Hafta


Bugün: 0
Dün: 1
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yil: 0
Yeni Kullanici : ALMOFALGE

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
· Toplam Üye Sayısı: 308
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 467898
Site1438 gündür açik
325 ziyaretçi / gün

e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo:4 (1.3%)
Gmail: 11 (3.57%)
Hotmail: 249 (80.84%)
MSN: 1 (0.32%)
Mynet: 9 (2.92%)
Other: 34 (11.04%)


Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

Anket

Sitemizde Facebook'u Kimler Kullanıyor?

Kullanıyorum
Kullanıyorum
82% [9 Oy]

Kullanmıyorum
Kullanmıyorum
18% [2 Oy]

Oy: 11
Oy vermek için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.
Başlama Tarihi: 22/11/2011

Anket Arşivi

Reklamlar

En Çok Mesaj Atan Üyeler

Reklamlar-Destek

Başlığı Görüntüle

 Başlığı Yazdır
Lanet olsun
vatan40
Çelişkilerle dolu bir ülkeyiz. Çelişki en az iki farklı kültür öbeğini gerektirir.

Evlere temizliğe giden 50 yaşlarında, sakin, nazik, sessiz bir kadın. Köydeyken babası okutmamış. İlkokulu, İstanbul'a göç ettikten sonra, dışarıdan bitirmiş.
CHP Başkanı Deniz Baykal'ın tesettür açılımını duyunca, o sakin kadın birden bağırıp çağırmaya başlamıştı:
"Benim iki kızım var: Birinin başı örtülü, diğeri açık. Örtülü olanı üniversiteye almadılar. Sınavı kazanmasına rağmen okuyamadı yavrum. Anayasa değişikliğini engellemek için mahkemelere koşan bu Baykal değil miydi? Şimdi kalkmış bizden oy istiyor. Vallahi de vermem, billahi de vermem."

Çelişkilerle dolu bir ülkeyiz. Çelişki en az iki farklı kültür öbeğini gerektirir.
Olabilir. Mümkündür. Hatta olağandır: Ülkede yaşayan çeşitli kesimler bazı konularda anlaşamayabilir.
Ancak bizde olay, saçmalığa varmış durumda. Öyle ki çelişki farklı kesimler arasında olduğu kadar, grupların hatta kişilerin bizzat içinde yaşanmakta.
Mesela Deniz Baykal, türbanlıların partinin çeşitli toplantılarına katılabileceğini belirtirken, "Önemli olan Atatürk'ü sevmeleridir" demişti.
Atatürk'ün kurduğu partinin başında olan bir kişi tarafından söylendiği için bu sözlere önem vermek durumundayız.
Ama sonra ne oluyor?
Özürlülerden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve beraberindeki heyet, 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü nedeniyle Anıtkabir'i ziyaret ediyor.
Ziyaret sırasında "iki özürlü annesi başörtülü oldukları gerekçesi" Anıtkabir'e alınmıyor.
İçeriye girebilmek için görevlileri ikna etmeye çalışan başörtülüler başarısız oluyor ve özürlü çocuklarını dışarıda beklemek zorunda kalıyor.
Çelişki ya da saçmalık gibi kelimelerin yetersiz kaldığı, delice bir durum!

Dün yurtdışında gazetelerin birinci sayfalarına bakıyordum.
Hürriyet gazetesi okurları arasından 50 kişiyi seçmiş. Bu kişilerle bir 'Okur Meclisi' oluşturulmuş. Grup Anıtkabir'i ziyaret ederken deftere, "Sizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye yazmış.
Fotoğraflara baktım: Okur Meclisi'ni oluşturan kadınlar arasında bir türbanlı göze çarpıyor. Anıtkabir'e gidenler arasında ise gözükmüyor. Ya gitmemiş, ya da başını açmış.
Komediye bakar mısınız?
Türkiye'de yaşayan her 100 kadından yuvarlak hesap 65'i başını örtüyor.
Ama bu kadınlar Anıtkabir'e giremiyor! Ama o kadınlardan Deniz Baykal, Atatürk'ü, sevmelerini istiyor!
İtilip kakılan bu kadınlar ' adına' Anıtkabir defterine, "Sizi seviyoruz" yazılıyor.

Daha önce değinmiştim ama sümüklü burunlarından anlamışlardı. Tekrar edeyim:
Türkiye'de 'İslami' bir kalkışma olmaz. Mümkün değil.
Eğer böyle bir olasılık bulunsaydı, bunca aşağılama, bunca hor görme karşısında çoktan gerçekleşirdi.
"Atatürk, laiklik, çağdaşlık" gibi değerleri istismar ederek bu abukluğa imza atanlar, oturup kalkıp dua etsinler ki Türkiye'de İslam hakikaten "ılımlı".
Eğer ılımlı değil de "sert", "kavgacı", "keskin" olsaydı, dünyayı bunlara dar ederdi.
İnanılır gibi değil.
Yabancı bir ülkenin siyasetçisi Anıtkabir'i ziyaret etmediğinde yaygara koparacaksın, sonra da kendi vatandaşını oradan uzak tutacaksın.
Bu durum karşısında "Yuh" demek yeterli olur mu?
 
irfanhoca
hocam..yuh diyelimde ...ne değişecek?dünya kötülerin günü....
irfan yıldııız<*>
 
www.balatlikoyu.com
kurtoglu73
Akif Merhum ne güzel söylemiş:

"Sanıyorlar ki, kafa kesmekle beyin ezmekle,

Fikri hürriyet ölür. Hey gidi şaşkın hazele.

Daha münbit oluyor kanla sulanan toprak.

Ekilen gövdelerin hepsi yarın fışkıracak."
 
irfanhoca
taşı delen, suyun kuvveti değil,damlaların devamlılığıdır...biz ne taşı delebiliriz,ne zulmü yenebiliriz...konuşuruz ama konuştuğumuzu hep başkaları yapsın isteriz...fikir çok zikir yok...allah, kim ne düşünüyorsa, onda muvaffak eylesin...
irfan yıldııız<*>
 
www.balatlikoyu.com
kurtoglu73
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu Toplantısı´nın ardından açıklama yaptı.
Cemil Çiçek´in konuşmasından konu başlıkları:

-AB ile ilgili konularda sayın Egemen Bağış geçen toplantıdan itibaren yaptığı çalışmalarla ilgili Bakanlar Kurulu´na bilgi sundu.

-Bugün esas itibariyle Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Davos´a katılan bakanlar yaptığı görüşmelerle ilgili bir değerlendirme yapıldı.

-Davos´taki yaşanan son gelişmelerle ilgili bizim kanaatimiz budur. Türkiye İsrail ile ikili ilişkilerine özel önem vermektedir ve konumak istiyorum. Türkiye İsrail ile ilişkilerini sürdürmek istiyor. Türkiye İsrail ve İsrail halkını hedef almamaktadır.

-Bizim Gazze konusundaki tepkimiz daha ilk günden itibaren sivil can kayıpları ve yaşanan insani drama karşıydı.

-Filistin halkının demokratik tercihini gözardı edemeyiz ve Hamas´ın gözardı edilmesinin doğru bir anlayış olduğunu görmemekteyiz. Hamas Filistin çözümünün bir parçasıdır.

-Gazze için çeşitli kurumlarca toplam 63 milyon TL yardım toplandığı, ayrıca kurumlarca yapılan ayni yardımların 9 milyon lirayı aştı.

-IMF ile düzgün bir ilişki götürmek istiyoruz.
 
Atlanılacak Forum:

Reklamlar

Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye
467,898 Tekil Ziyaretçi