Hz. Aişe (ra) Peygamberimiz (sav)'in sevdiği yiyeceklerle ilgili şunları söylemiştir:
"Tatlı ve balı severlerdi."
"Hazreti Peygamberin katık olarak yediği yemeklerin bir kısmı şöyle sıralanabilir: Koyunun ön kolu ve sırt eti, pirzola, kebap, tavuk, toy kuşu, et çorbası, tirit, kabak, zeytinyağı, çökelek, kavun, helva, bal, hurma, pazı, anber balığır30;"
Hz. Aişe (ra) ek olarak şunları bildirmiştir:
"Kavun, karpuzu yaş hurma ile yerlerdi."
Hz. Cabir (ra)'den:
"Taze hurma ve kavun çok yerlerdi ve 'bunlar güzel meyvedir' derlerdi."
"Hiçbir zaman bir yemeği yermemiştir. Hoşuna giderse yer gitmezse yemezdi. Hoşlanmadığında da bir başkasına kötülemezdi."
Peygamber Efendimizin sevdiği bazı yiyecekler için söylediği sözlerden bir kısmı ise şöyledir:
"Etin en güzel yeri sırt etidir."
"Sirke ne güzel katıktır"
"Mantar kudret helvasıdır."
"Sinameki ve sennut (tereyağ tulumuna konulan bal) yemeye devam ediniz. Çünkü bu iki şeyde samdan (ölümden) başka her hastalıktan şüphesiz şifa vardır."
"Zeytinyağını yiyiniz ve kullanınız. Çünkü bu yağ mübarektir."
Peygamber Efendimizin sevdiği içecekler
Hz. Aişe (ra) bildiriyor:
"Şerbetlerin içinde tatlı ve soğuk olanını severlerdi.
Peygamber Efendimiz bal şerbeti, hurma ve kuru üzüm şırası gibi içecekleri severlerdi.
Peygamber Efendimizin en çok sevdiği içecek, soğuk tatlı şerbetlerdi."
Şerbetlerin içinde en çok bal şerbetini severdi.
İçilecek şeylerde en çok sütü severlerdi.
Peygamberimiz (sav) süt için şöyle buyurmuşlardır:
"Allah bir kimseye yemek yedirdiği zaman o kimse, 'Allah'ım Bize bu yemeği bereketli kıl ve bize bundan hayırlı rızık ver' diye dua etsin. Allah bir kimseye bir miktar süt içirdiği zaman da o kimse, 'Allah'ım bize bu sütü bereketli kıl ve bize daha çok süt ver' diye dua etsin. Çünkü yiyeceğin ve içeceğin yerini tutan sütten başka bir şeyi bilmiyorum."
Peygamber efendimizin huyları: "Resulullah insanların en yumuşak huylusu, en yiğidi, en adili ve en namuslusu idi. O, insanların en cömerti idi. Allah'ın kendisine verdiklerinden hurma, arpa ne olursa olsun yalnız senelik yiyeceğini ayırırdı, geri kalanını Allah yolunda harcardı. Kendisinde bulunan bir şey istendiğinde verirdi.
O haya olarak da insanların en mükemmeliydi. Rabbi için kızar, şahsı için öfkelenmezdi.
Kendisi veya sahabeleri zarar görse bile hakkı uygulardı.
Allah Rasulü insanların en alçak gönüllüsü, lafı uzatmadan en beliğ konuşanı, en güler yüzlüsüydü. Dünya işlerinden hiçbir şey kendisini endişeye düşürmezdi.
Medine'nin öbür ucundaki hastaları ziyarete gider, güzel kokudan hoşlanır, pis kokulardan tiksinirdi. Fakirlerle oturur, yoksullarla yerdi. Kimseye kaba davranmazdı, kendisine özür beyan edenin özrünü kabul ederdi. Latife yapar idi ama hakkı söylerdi.
Mübah oyunları gördüğünde men etmezdi, hanımlarıyla yarış yapardı. Zavallıları yoksulluklarından dolayı horlamaz, zengine de varlığından dolayı saygı göstermezdi, onu da bunu da Allah'a eşit olarak çağırırdı. Allah Teala üstün huyu ve mükemmel siyaseti onda birleştirmişti...
Allah Teala ahlakın bütün güzelliklerini, iyi yolları, öncekilerin ve sonrakilerin başlarından geçmiş ve geçecek hadiselerin haberlerini, ahirette kurtuluşa ve saadete erdirecek hususları, dünyada gıpta edilip peşinden gidilecek ve gidilmeyecek herşeyi ona öğretmişti.
Allah Teala, onun buyruklarına itaat ve hareketlerinde kendisinin izinden gitmeye bizleri muvaffak kılsın."
Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Fesad-ı ümmetim zamanında kim
benim sünnetime temessük etse; yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir." Bu
bize Peygamber Efendimiz ( SAV ) 'in sünnetine uymanın ne kadar önemli
olduğunu göstermektedir.
1- ) En çok Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutardı. Neden böyle yaptığı
Pazartesi ve Perşembe ALLAH(CC)'a sunulur.sorulduğunda da şu cevabı verirdi: "
Ameller her pazartesi ve perşembe ALLAH(CC)'a ( c.c.) sunulur. Oruçlu iken
amelimin ALLAH(CC)'a (c.c.) arz olunmasını severim. Her Müslüman affedilir.
Ancak dargın olan kişi müstesna. Cenab-ı Hak meleklere onlar için "bunları
geri bırakın" der.
2- ) Cumartesi ve pazar günleri de umumiyetle oruç tutardı. ve şöyle derdi:
" Bu iki gün müşriklerin bayram günleridir. Onlara muhalif olmaktan
hoşlanırım.
3- ) Yüzüğü gümüştendi, yüzüğü akik taşıydı.
4- ) Gözleri uyurdu lakin kalbi uyumazdı.
5- ) Ahlakı Kur'an'dı.
6- ) Umumiyetle cuma günü yıkanırdı, bazen de terk ederdi.
7- ) Çocuklara karşı çok merhametliydi.
8- ) Su içtiği zaman 3 defa nefes alır, üç nefeste içerdi ve " Bu daha
mutlu, daha afiyetli ve daha sağlıklıdır. " buyurdu.
9- ) Gece kalktığı zaman ağzını misvaklardı.
10- ) Son derece merhametliydi. Birisine bir şey vaad ettiği zaman imkanı
olduğunda mutlaka o vaadini yerine getirirdi.
11- ) İçinde su içilen bir cam kasesi vardı.
12- ) Sukunu uzun, gülmesi azdı.
13- ) Hİzmetçiye söyledikleri sözlerden biri de " Bir ihtiyacın var mı? "
idi.
14- ) Eza veren kötü huyu olmazdı. Birisinin diğeri aleyhine olan sözünü de
kabul etmezdi.
15- ) Kendisine meleklerin gelmesi ve Hz. Cebrail (as) ile konuşması
sebebiyle pırasa, sarımsak, soğan gibi şeyler yemezdi.
16- ) Yaslanarak yemek yemezdi. Arkasından iki kişi yürüyemezdi.
17- ) Gece ağzına misvak sürmeden kalmazdı.
18- ) Gusulden sonra abdest almazdı.
19- ) Tebbessüm etmeden kesinlikle konuşmazdı.
20- ) Ramazan Bayramında bir şey yemeden camiye çıkmazdı.
21- ) Kurban Bayramında kurban kesilmeden evvel bir şey yemezdi.
22- ) Üçten sonra sözü tekrar etmezdi.
23- ) Gece veya gündüz uyuyup da uyandığı zaman mutlaka misvak kullanırdı.
24- ) İkram edilen kokuyu geri çevirmezdi.
25- ) Biad esnasında kadınların elini tutmazdı.
26- ) Bir yudum su ile dahi olsa iftar etmeden akşam namazını kılmazdı.
27- ) Gülüşü tebessümlerden ibaretti.
28- ) Hastayı ancak üç günden sonra ziyaret ederdi.
29- ) Şu beş şeyi hiçbir zaman yanından ayırmazdı; Ayna, sürme kabı, tarak,
misvak ve ustura.
30- ) Lamba ile kendisine aydınlık yapılmadıkça karanlık evde oturmazdı.
31- ) Bir yerden kalkarken mutlaka " Subhaneke ALLAH(CC)ümme Rabbi vebi hamdike
la ilahe illa ente estağfiruke ve etübi ileyke" der ve şöyle buyururdu: "
Yerinden kalkarken kim bunu söylerse mutlaka mecliste kendisinden südur eden
günahları bağışlanır."
32- ) Hiçbir şeye hayır demezdi. Kendisinden bir şey istendiği zaman eğer
yapmak isterse evet derdi. İstemezse sükut ederdi.
33- ) Abdestini kendisi alırdı. Kimseden yardım istemezdi. Vereceği sadakayı
da bizzat kendi eliyle verirdi, kimseyi bunun için rahatsız etmezdi.
34- ) Ne yemek ne de başka bir şey O'nu akşam namazından alıkoyamazdı.
35- ) Dişlerini temizlemeden uyumazdı.
36- ) Daima misvağı başucunda bulunurdu, öylece uyurdu. Uyanınca hemen
onunla dişlerini fırçalardı.
37- ) Kahkaha ile gülmezdi.
38- ) Yemeğe suya üfürmezdi. Kabın içinde nefes almazdı.
39- ) Kendisinden kötü söz işiteceği kimseye yanaşmazdı. ( Buhari )
40- ) Bir vali tayin ettiği zaman ona sarığı kendi eliyle sarıp
giyindirirdi. Sarığın kuyruğunu sağ taraftan kulağa doğru sarkıtırdı.
41- ) Sarığın kuyruğunu sağ taraftan kulağa doğru sarkıtırdı.
42- ) Yanına çocuklar geldiği zaman onları tebrik eder, güzel karşılar ve
onalara dua ederdi.
43- ) Hurmayı yer ve çekirdeğini tabağa atardı.
44- ) Buğday ekmeği ile hurma yerdi v " Bunlar pek hoştur. " derdi. (
Tayalisi )
47- ) Üç parmak ile yerdi, onları silmeden iyice yıkardı.
48- ) Hanımlarından biri yatıp uyumak istedikleri zaman ona 33 kere
Subhanallah, 33 kere Elhamdülillah, 33 kere de Allahuekber demesini
emrederdi. ( Mendi )
49- ) İnsanları birbirine bağlamak ve sevindirmek için hediyeleşmelerini
emrederdi. ( İbn-i Asakiri )
50- ) Güneş tutulduğu zaman kılınan küsuf namazında köle azad edilmesini
emrederdi.
52- ) İnsana ait 7 şeyin gömülmesini emrederdi: Saç, kan, tırnak, diş,
pıhtılaşmış kan, perde, hayız kanı. ( Hakim )
53- ) Oruçlu iken iftar edeceği zaman ilkin su ile başalardı. Suyu iki veya
üç defada nefes alarak içerdi yani bir defada içmezdi.
54- ) Yüzüğünü sağ eline takardı. ( Müslim )
55- ) Yüzüğünü sol eline takardı. ( Buhari )
56- ) Yüzüğünü sağ aline takardı sonra sola değiştirirdi. ( İbn-i Asakir,
Aişe (r.a. )
57- ) Cinlerden ve nazar değmesinden Rabbine sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn
nazil olunca onları okumaya başladı. Diğer duaları terk etti. Ani ölümden
ALLAH(CC)'a sığınırdı, ölümden önce hastalanmasını isterdi. ( Taberani )
58- ) Her namazdan sonra abdest alırdı. ( Buhari )
59- ) Kurfuaz şeklinde ( Dizlerini karnına birleştirerek ) otururdu.
60- ) Başına sarık sarıp ona kuyruk yaparak, iki omuzu arasından sarkıtırdı.
61- ) Bütün vakitlerde ALLAH(CC)'ı (c.c.) zikrederdi.
62- ) Gece karanlığında gündüzün ışığında gördüğü gibi görürdü. ( Beyhaki )
63- ) Enine doğru misvak kullanırdı.
64- ) Sabah namazının sünnetini kıldığı zaman sağ ayağının üzerine yatardı.
65- ) Aksırınca " Elhamdülillah" derdi. Bunu işiten " Barekallah" derdi.
Tekrar Efendimiz: " Yehdina ve Yehdikümullah" derdi.
66- ) Aksırdığı zaman elini ya da elbisesini ağzına koyardı, sesini
alçaltırdı.
67- ) Ayaktayken öfklendiklerinde hemen otururlardı. Otururken
öfkelendiklerinde hemen yatarlardı. Böylece öfkeden teskin olup giderdi.
68- ) Öğleden önce dört rekatı kaçırdıkları zaman onu farzı müteakiben iki
rekattan sonra kılardı.
69- ) Arkadaşlarından birini üç gün görmediği zaman onu sorarlardı. Eğer
gaib ( kayıp )ise ona dua ederlerdi.
74- ) Açlıktan beline taş bağlardı. ( İbn-i Said )
75- ) Yeşilliğe akan suya bakmaktan hoşlanırdı. ( Ebu Nuaym )
76- ) Ağzı kapanan kaptan hoşlanırdı.
77- ) Hediyeyi kabul edrdi. Ona karşılık olarak bir şey verirdi. Sadakayı
kabul etmezdi. ( Taberani )
78- ) Kıraatini ayetlerin başında dura dura icra ederdi. " Elhamdülillahi
Rabbil Alemin" der, sonra durur " Errahmanirrahim" der ve yine dururdu.
79- ) Cuma günü namaza gitmeden önce bıyıklarını kırpardı, tırnaklarını
keserdi.
80- ) Namazda esnemekten hoşlanmazdı.
81- ) Dağlamak, yani bir nevi tedavi şeklinden ve sıcak yemekten hoşlanmazdı
ve şöyle buyururdu: " Soğuk yiyin çünkü bereketlidir. Dikkat edin sıcak
yemekte bereket yoktur. " ( Ebu Nuaym )
83- ) Çok sorulmaktan hoşlanmazdı ve bunu ayıplardı. Ama Hz. Ebubekir (r.a)
sorduğunda cevap verirdi ve bundan hoşlanırdı. ( Taberani )
84- ) Yemeği ortasından yemekten hiç hoşlanmazdı.
85- ) Yürüyüşünden aciz ve tembek olmadığı anlaşılırdı.
86- ) Secdede bazen kendisinden geçinceye kadar uykuya dalardı. Gözleri
uyuyup kalbi uyumadığı için sonra klakıp abdest almaya ihtiyaç duymadan
namazını kılardı. ( Ahmet bin Hanbel )
87- ) Son sözü şu olomuştur: " Namazı sakın terk etmeyin. Namazı sakın terk
etmeyin, elleriniz altında bulunanlar hakkında ALLAH(CC) (c.c )'tan korkun,
adaletle muamele edin. ( Ebu Davut )
Namazı sakın terk etmeyin. Namazı sakın terk
etmeyin, elleriniz altında bulunanlar hakkında ALLAH(CC) (c.c )'tan korkun,
adaletle muamele edin. ( Ebu Davut )